Evdeyim. Sabahtan beri malak gibi yatıyorum yatakta. Kıçımdan yediğim ve yiyeceğim inelere mi yanayım, serumdan morarmış kollarıma mı, yoksa çökmüş ve kararmış göz altlarıma mı bilemedim. Olsun. Düne göre çok daha iyiyim. Dün, ayakta bile duramıyordum.Böyle durumlarda, en çok ailenize ihtiyacınız oluyor. Çişe bile anneniz götürebiliyor sizi. Hatta ablanızı arayıp sırf yanınızda olsun diye çoluk çocuk çağırabiliyorsunuz. Teyzem, belki kaç defa hastanenin içinde tur attı benim için. Saatlerce tepemde nöbet tuttular. Eve geldiğimde yatakta kendimden geçmiş uyurken, alnımdan öpen ananemin sesiyle uyandım. Dizleri ağrıdığı için ekmek almaya bile gitmezken, torunu hastalanmış diye kalkmış yanıma gelmiş. Bunlar önemli şeyler, böyle durumlarda daha net anlıyorum.
Hayat sevgiliyle laylaylomdan ibaret değil. Çünkü o bile dışarıdan biri gibi bakabiliyor olaylara. Bu birazda sanırım benimseme meselesi. Hatırlıyorum da seneler önce, daha lisedeyken o zaman ki erkek arkadaşım ateşlendi diye, sabaha kadar uyumamış, ateşi düşsün diye dua etmiştim. Ben maalesef ki sahiplenme duygusu yüksek biriyim. Fakat kimseden kendimiz gibi olmasını isteyemeyiz.
Ailenizin, en çok da annenizin değerini bilin. Emin olun, sizin canınız acırsa, onların içi parçalanıyor. Öpün, koklayın, sarın, sarmalayın ve sevin.
Çünkü en güzel hediyeniz, sevginiz...
1 yorum:
Çok geçmiş olsun.. İnsanın ailesi kadar önemli bir şey yok gerçekten.. Aile bireyleri yanyana gelince sanki herkesin bir enerjisi artar.. Ben öyle hissederim genelde.. Senin yazdıklarından da anneciğinin, teyzenin sana verdiği enerjiyi hissettim..
sevgiler....
Yorum Gönder